Yeni akademik yıl başladı

Yeni akademik yıl başladı
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yusuf Ziya Özcan, bir önceki sınava girip kazanamayan, birinci fakülteyi bitirip de ikincisinden diploma almak isteyenlerin sayısının 860 bini bulduğunu belirterek, bu sayının derhal eritilmesi gerektiğini söyledi.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yusuf Ziya Özcan, bir önceki sınava girip kazanamayan, birinci fakülteyi bitirip de ikincisinden diploma almak isteyenlerin sayısının 860 bini bulduğunu belirterek, bu sayının derhal eritilmesi gerektiğini söyledi.


Bilecik Üniversitesi'nin yeni akademik yılı açılış töreninde konuşan YÖK Başkanı Özcan, 'Göreve başladığımda çok acil bir sorunla karşılaştım. Bu, maalesef bizden önceki insanların pek dikkate almadıkları, üniversite önünde bekleyen öğrencilerin sayısıydı. Ülkemizde pek çok üniversitemiz var, ama liseden mezun ettiğiniz öğrencilerinizi o üniversitelerinize yerleştiremiyorsunuz. Pek çoğu açıkta kalıyor. Bu gerçekten utanç verici bir durum. Derhal böyle bir durumdan kurtulmanın gerektiğine inandık ve arkadaşlarımızla beraber YÖK'te bunu nasıl çözeriz diye ilk önce bu meseleyle uğraştık. Birkaç yol takip ettik, kontenjanları artırdık. Son 20-25 yılın istatistiğine bakın, üniversiteye giren sayısına, bunların yıllar itibariyle yüzde 3 ile yüzde 6 arasında değiştiğini görürsünüz. Yani hızla nüfusu artan, lise mezunu artan bir ülkede kontenjan artışlarını yüzde 3 ile sınırlı tutmak çok mantıklı bir davranış değildir. Derhal ilk yıl yüzde 25 kontenjan artışı sağlandı. İkinci yıl da buna devam ettik.
Kapasiteleri artırmanın da belli sınırları vardır. Onları çok zorlayamazsınız. Çok artırdığınızda kaliteden fedakarlık etmek zorunda kalırsınız. Biz o fedakarlığı da yapmak istemedik. Hem kaliteyi yüksek tutup hem de kontenjanları artırmayı başardık' dedi.
Liselerden her yıl 530-540 bin öğrencinin mezun olduğunu hatırlatan Özcan, bu yıl üniv

ersitelerin kapasite miktarının 530 bin olduğunu, problemin eskiden kalmış, bir yıl önceki sınava girmiş ama kazanamamış, birinci eğitimini bitirip de ikinci eğitiminin diplomasını almak isteyenlerden kaynaklandığını söyledi. Öğretim üyesi açığını da gidermeye çalıştıklarını dile getiren Özcan, 67 yaşında emekli olan öğretim üyelerinin yeni açılan üniversitelere gitmek şartıyla 72 yaşına kadar çalışmalarını sağladıklarını, ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni öğretim üyesi yetiştirmek için harekete geçtiğini aktardı. Özcan şunları söyledi:
'İlk sınavda üniversiteye giremeyenler ile ikinci fakülteyi bitirmek isteyenlerin sayısı 860 bindir. 860 bin fazlayı sırtımızdaki küfede taşımak durumundayız. Derhal bu sayının eritilmesi gerekiyor. Hadi diyelim o yıl liseden mezun olan öğrencilerinizi üniversiteye yerleştirdiniz. Sorun orada bitmiyor. Öğretim üyesi bulmakla karşı karşıya kalıyorsunuz. Bu kadar insanı üniversiteye koydunuz; peki kim bunlara eğitim verecek? Zaman ayırdığımız ikinci problemimiz de öğretim üyesi temini. Bu konuya eğilen Milli Eğitim Bakanlığı her yıl bin öğrencinin öğretim üyesi olmak amacıyla yurt dışına yollanmasına karar verdi. Bunu 5 yıl sürdürecekler. Bu da 5 yılda beş bin öğretim üyesi demektir. Bunların bir bölü üçünü kaybetsek ve o insanlar 5 yıl sonra geri dönmeye başlasalar, ilk giden bin öğrencinin 600'ü sisteme dahil olsa, bu yeni bir kan demektir. Epey bir ilerleme kaydetmiş oluruz. Biz bununla yetinmedik, biliyorsunuz YÖK'ün de belirli bir küçük kontenjanı var. 80 öğrenci kadar da biz doktora için yurt dışına yollayabiliyoruz. Onu biraz artırmaya karar verdik. Geçen yıldan kalan 60 kontenjanımız vardı, bu sene de 80. Onu birleştirdik. 140 öğrenciyi de doktora için biz yolluyoruz. ÖSYM'den bütçe fazlası olan kaynakların yüzde 25'ini YÖK'e aldık. Bu finans kaynağını önce üniversitede çalışan doktora öğrencilerimize ayırdık. Bunlar doktora derslerini tamamlamış ve yeterlilik sınavını geçmiş olan öğrenciler, hepsini bir yıllığına yurt dışına gönderme kararını aldık.'
Gelişmiş ülkelerde öğrencilerin yüzde 70'inin mesleki ve teknik eğitime, yüzde 30'unun da üniversiteye gittiğine, Türkiye'de ise bu oranın tam tersi olduğuna işaret eden Özcan, 'Bizde yüzde 35'i mesleki ve teknik yüksek okullara gider, yüzde 65'i de üniversite kapısına gelir. Zaten üniversitede bu kadar ciddi bir sorunumuzun olması, böyle esaslı bir meseleyi çok öncelerden halledemememizden ileri gelmektedir. Biz bu sorunun kesinlikle halledilmesinin gerektiğini düşündük. 'Mesleki ve Teknik Eğitimin Yeniden Yapılandırılması' başlıklı bir proje başlattık. Bu projeye iki boyutta çalıştık. Biri meslek yüksek okullarıydı, diğeri de teknoloji fakülteleri dediğimiz yine Türkiye'de zaman zaman açılmaya çalışılmış, mühendislerimizin direnişleriyle bir türlü açılamamış olan teknoloji fakülteleridir. Meslek yüksek okulları iki yıllık okullardır, 4 sömestr eğitim verir. 'Biz bu 4 sömestri 6 sömestre çıkartmaya karar verdik. Yine iki yıl olacak, ama 6 sömestr olacak. 6 sömestrin 3'ünün okulda teorik derslerle, geride kalan 3'ünün ise sanayide çalışarak geçirilmesini öngörüyoruz. Böyle bir işin başarılı olabilmesi için birkaç şartı da yerine getirmeniz lazım. Onlardan biri bu öğrencilere küçük de olsa bir ücret ödemeniz ve kesinlikle sigortalarını yaptırmanız gerekiyor. Teknik liselerde böyle bir uygulama yapılıyor ama bu meslek yüksek okullarında yapılmıyordu. Bunu öngördük. Mesela asgari ücretin yarısı kadar, 2 bölü 3'ü kadar ücret ve sigortaları yapılırsa böyle bir uygulama başarılı olur diye düşünüyoruz' şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından başarılı akademisyenler ve öğrencilere plaket verildi. Daha sonra YÖK Başkanı Özcan, adına dikilen fidanı toprağa dikip suladı.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com