Yeni Şafak'tan süpriz transfer atağı!

Yeni Şafak'tan süpriz transfer atağı!
Yeni Şafak süpriz bir isme yazarlık teklifinde bulunmuş ama ret cevabı almış.

Taraf Gazetesi'nden istifa ettikten sonra Yeni Şafak'tan teklif aldığını belirten Alper Görmüş, o dönem Gezi Parkı yayınları nedeni ile gelen teklife hayır cevabını verdiğini açıkladı.  Bugün T24'te yayınlanan yazısında teklifin arka planlarında yaşananları aktaran Görmüş'ün yazısı çarpıcı tespitlerle dolu.

İşte o yazıdan çarpıcı kesimler;

Yeni Şafak yönetiminin gazetenin 16 yıllık yazarı Kürşat Bumin'i kovmasını eleştiren Görmüş, Yeni Şafak'ta Bumin'le birlikte hazırladığı "Medyakronik" adlı köşeyi hatırlattı. "Yeni Şafak o zamanlar çok farklı bir gazeteydi; o kadar ki, gazetenin manşetlerini Kronik Medya'da en sert bir dille eleştirdiğimizde dahi en küçük bir sitem almıyorduk. " diyen Görmüş sözü eski gazetesi Yeni Şafak'tan aldığı teklife getirdi.

Görmüş şöyle devam etti:

YENİ ŞAFAK'IN TEKLİFİNE TAMAM DEDİM

Taraf gazetesinden ayrıldıktan sonra Yeni Şafak bana yazarlık teklifinde bulundu... Gezi öncesindeydi... Konuştuk ve -benim kişisel nedenlerle koyduğum bir rezervle- bir ay kadar sonra yazmaya başlamam üzerinde anlaştık.

GEZİ YAYINLARI YÜZÜNDEN VAZGEÇTİM 'AYIP ETTİN' DEDİLER

Sonra Gezi oldu ve Başbakan'ın “komplo” izahı Yeni Şafak'ın editoryal çizgisi haline geldi.
Kürşat Bumin'in “kovulmasından” on gün kadar önce, “verdiği sözün gereğini yerine getirmeyen adam” damgasını yemek pahasına, bu çizgiyi gerekçe göstererek anlaşmayı tek taraflı olarak bozdum. Nitekim bu damgayı da yedim, “ayıp ettiğim” söylendi.

Bütün sınırları aşan Mehmet Ali Alabora “haberi”

Ben listenin tepesine Yeni Şafak'ın Mehmet Ali Alabora “haber”lerini koyuyorum...

İlk “haber” 10 Haziran'da manşetten geldi... “Bu ne tesadüf” diye soruyordu gazete:

“Sivil darbe girişimlerine dönüştürülen Gezi eylemlerinin kurgulandığını ortaya koyan bilgiler gün yüzüne çıkmaya başladı: İngiltere merkezli bir ajansın desteğiyle İstanbul'da sahnelenen 'Mi Minör' oyununda, aylarca eylemlerin provası yapıldı.”

Yeni Şafak'a göre bu bir provaydı... Önce sahnede sergilenmişti, şimdi de Taksim'de sergileniyordu. Çünkü, Mehmet Ali Alabora'nın yönetmenliğini yaptığı ve Aralık-Nisan arasında İstanbul'da sergilenen oyunda, “halkın nasıl isyan etmesi gerektiği, isyan ederken de sosyal medyada nasıl örgütleneceği anlatılıyor”muş.

Gazete bununla da kalmadı, Alabora'nın yurtdışı gezilerini de “mercek altına” aldı ve bu gezilerin Gezi'yle bağlantısını kurdu.

Hikâyemiz, bu haberleri eleştiren bir Yeni Şafak yazarının (Işın Eliçin) yazısının yayımlanmamasıyla ve yazarın işinden olmasıyla sona erdi.

Ciddi bir eleştiri çabasını bile hak etmeyecek bu “haber”le ilgili olarak söyleyeceğim yegâne şey şu: Yeni Şafak yöneticileri nasıl bir akıl tutulması içine girmişlerdir ki, “komplo” tezlerinin (velev ki doğru olsun) böyle bir haberle güçlenebileceğini düşünmüşlerdir!

Houston'dan ölüm emri

Aslında, bu akıl tutulmasının emareleri önceki günlerde yayımlanan bazı haberlerde vardı...

Mesela 6 Haziran'da sürmanşetten yayımlanan “Houston'dan ölüm emri” haberi...

Yeni Şafak'a göre, “İstihbarat uzmanları (...), kitleleri eşzamanlı olarak yönlendiren marjinal grupların (...) anlık iletişim için telsiz mantığıyla çalışan 'zello' uygulamasıyla ABD'deki bir adresten emir aldıklarını ortaya çıkarmış”tı...

Provokatörler, aldıkları emirleri “200 bin kişilik kitleye sanal ortamda aktarıyorlar”dı.

Houston'daki merkez, eylem için meydana inenlere “'Ölseniz de çekilmeyin, bir şey yapamazlar, dağılmayacaksınız!' şeklinde emirler yağdırıyor”du.

Kronik Medya'da bizim en fazla dalgaya aldığımız “haber”ler, “istihbarat kaynaklarına göre” diye başlayanlardı... Nereden nereye...

Zello'dan geriye sadece mizah kaldı... (AAE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com