''Yerli ırk sığırların sayısı azalıyor''

''Yerli ırk sığırların sayısı azalıyor''
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyeliğinden emekli Prof. Dr. Cemal Sarıcan, Türkiye'de sayıları 2 bine kadar düşen yerli ırk (boz step) sığırların nesillerinin devam ettirilmesi için önlemler alınması gerektiğini bildirdi.

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyeliğinden emekli Prof. Dr. Cemal Sarıcan, Türkiye'de sayıları 2 bine kadar düşen yerli ırk (boz step) sığırların nesillerinin devam ettirilmesi için önlemler alınması gerektiğini bildirdi.
Prof. Dr. Sarıcan, yaptığı açıklamada, yerli ırk sığırların Kütahya'nın Emet ilçesine bağlı Küreci köyünde yaygın olarak yetiştirildiğini söyledi.
Türkiye'de süt inekçiliğinin teşvik edilmesiyle yerli ırk sığırların ihmal edildiğini savunan Prof. Dr. Sarıcan, Küreci köyündeki besicilerin tümünün Osmanlı döneminden bu yana nesli devam ettirilen yerli ırka ait sığırlara sahip olduğunu anlattı.
Prof. Dr. Sarıcan, yerli ırk sığırların önemli bir gen kaynağı olduğunu ve mutlaka korunmaya alınması gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
''Küreci köyünde özellikleri korunan bu ırka ait sığırların kökeni çok eski dönemlere dayanıyor. Avrupa ülkelerinde yerli ırklar korunuyor ve normal hayvanlardan daha pahalıya satılıyor. Ancak, Emet'te köylülerin Osmanlı sığırı dedikleri boz step ırkından Türkiye'de 2 bin dolayında hayvan kaldığını biliyoruz ve bunların mutlaka korunması gerekiyor. Özellikle dağ köylerimizde bu tür iklim şartlarına dayanıklılığı ve bakım masraflarının az olmasından dolayı korunmuş. Hastalıklara ve çevre koşullarına dayanıklılığı dolayısıyla bu yerli ırk sığırlar mutlaka koruma altına alınmalıdır. Bugün olmasa bile gelecekte bu genlere mutlaka ihtiyacımız olacak.''

-AB ÜYESİ ÜLKELERDE YERLİ IRKLARA VERİLEN ÖNEM-

Türkiye kaynaklı bitkilerin korunması için 1960'lı yıllarda gen bankası kurulduğunu anımsatan Prof. Dr. Sarıcan, tohumların bu yolla korunma altına alındığını belirtti.
Prof. Dr. Sarıcan, 1875 yılında Rusya'ya gönderilen buğday tohumlarının ıslah edilip Türkiye'ye ''bezostiya tohumu'' diye geri döndüğünü dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Kaliforniya inciri, Ege Bölgesi'nden gitmiştir. Ankara'nın tiftik keçisi Amerika'ya götürülmüş, orada ıslah edilmiş ve Türkiye'ye yıllar sonra Amerika'dan ithal edilmiştir. Bunlar, Türkiye'nin gerek bitkisel gerekse hayvansal açıdan çok zengin bir gen kaynağına sahip olduğunu göstermektedir. Bu gen kaynaklarımızı korumalı ve yok edilmesini önleyecek projeler geliştirmeliyiz. Bundan 50-60 yıl önce Kütahya ve çevresinde sığır ırkının yüzde 90'ı boz stepti. Karacabey harasında boz stepler montofon ırkıyla melezlenerek Karacabey montofonu geliştirildi, o bile korunamadı. Bu noktada da yerli ırkın kaybolmadan korunmasının önemi ortaya çıkıyor.''
Prof. Dr. Sarıcan, Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölüm Başkanı Prof. Dr. İhsan Soysal tarafından İtalya'dan örnekler verilerek boz step ırkın geliştirilmesi halinde ülke ekonomisine sağlayacağı yararların ele alındığı bir araştırma yapıldığını hatırlatarak, bu araştırmada, yerli ırkların Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerde özenle korunduğunu ve bu konuda çok önemli teşvikler verildiğinin belirtildiğini sözlerine ekledi.

-ÇETİN KIŞ ŞARTLARINA DAYANIKLI-

Küreci köyünde besicilikle uğraşan vatandaşlar, Osmanlı sığırı diye tanımladıkları ineklerin kendi kendilerini geliştirebildiklerini, keçiler gibi sarp kayalarda gezip yiyecek aradıklarını ve etlerinin çok lezzetli olduğunu bildirdi.
Köylerinin 2 bin metre yüksekliğe sahip Eğrigöz Dağı'nın yamaçlarında bulunduğunu ifade eden köylüler, ''Burada bizim Osmanlı sığırımızdan başka ırk yaşamaz'' dedi.
Tavşanlı İlçe Tarım Müdürü Ahmet Temel ise özellikle dağ köylerinde yaygın olarak yetiştirilen boz step ırkı sığırlarla ilgili proje hazırlamak için çalışma başlattıklarını kaydetti.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com