Yılmaz Özdil'den tokat gibi yazı!

Yılmaz Özdil'den tokat gibi yazı!
Türkiye Somali için ne yapıyor? İşte bu sorunun cevabı Yılmaz Özdil'in yazısında...

Sivri dilli yazar bugünki köşe yazısında günlerdir dünya basınını meşgul eden Somali gerçeğinden bahsediyor... Ancak ortak bir bakış açısıyla değil, yine birçok bilinmeyen gerçeği ortaya koyarak...

İşte insanın yüzüne tokat gibi çarpan Özdil'in o yazısı:

Somali

Somalili mülteciler, astım krizine giren Somalili çocuğa ambulans ve doktor gelmeyince, yetkililerin dikkatini çekebilmek için, Tekirdağ Barınma Evi'ndeki yatakları ateşe verdi.


*
Bulgaristan sınırını geçmeye çalışırken soğuktan ayakları kangren olan beş Somalili, yeterli yatak bulunmadığı gerekçesiyle, Bağcılar devlet hastanesinin “morg”unda tutuldu.
*
Aksaray Valiliği'nin önünde protesto gösterisi yapan Somalililer, “rengimiz siyah diye amelelik işi bile vermiyorlar, bari ilaç verin, insaniyet namına yardım edin” pankartları açtı.
*
Sığındıkları pansiyondan atılan Somalili kadınlar, Isparta Valiliği'nin önünde protesto gösterisi yaptı. Sosyal Yardımlaşmadan Sorumlu Vali Yardımcısı “şov yapmayın” dedi.
*
Keşan'da sığındıkları camide uyuyakalan Somalililer, imamın ihbarı üzerine tutuklandı.
*
Barınma evindeki şartlara isyan eden Somalililer, bebeklerine süt istemek için, Mersin Valiliği'nde toplandı. “İnsanız, yaşamak istiyoruz” pankartlarıyla Adliye'ye kadar yürüdü.
*
Kırklareli'nde bir parkta yakalanan Somalililer, polis zoruyla barınma evine götürülmeye çalışılınca, hadise çıktı, bir Somalili öldü, ikisi hamile, yedi Somalili yaralandı, bir polis kalp krizi geçirdi. “Hümanist” gazetelerimiz bu haberi “işte kaçakların sonu” başlığıyla verdi!
*
İnsan kaçakçıları tarafından Tunca Nehri kıyısına bırakılan, yüzerek geçmeye çalışıp, başaramayan Somalililer, elbiselerini kurutmak için sığındıkları kahvede tutuklandı.
*
Yunan adasına geçmek için Adana'da adam başı 500 lira ödeyen Somalililer, Büyükçekmece Gölü'nün kıyısına bırakıldı. Terk edilmiş kamyon kasasında jandarma tarafından yakalandı.
*
Somalilileri karpuz gibi istifleyip, üstlerine branda örterek Yunan sınırına götüren kamyonet Lüleburgaz'da devrildi, bir Somalili öldü, altısı yaralandı, kurtulanlar tutuklandı.
*
Edirne'de jandarma tarafından şüpheli görülerek gözaltına alınan iki şahsın üzerinden, 365 dolar, iki altın kolye, bir altın bileklik, bir saat, bir de ruhsatsız tabanca çıktı. Sorguda itiraf ettiler. Sınırı geçmek için kendilerinden yardım isteyen Somalilileri soydukları anlaşıldı.
*
Patnos'ta durdurulan ve camları kartonla örtülmüş minibüsten, 39 Somalili çıktı. İran'dan Türkiye'ye geçirilen Somalililer, açlık ve havasızlıktan baygın halde bulundu.
*
Edirne'ye doğru giderken İstanbul TEM otoyolunda trafik kontrolüne yakalanan “okul servisi”nden, Hatay'da adam başı 300'er lira ödeyen 33 Somalili çıktı.
*
İzmir Basmane'deki oteller sokağı basıldı, can yeleği giymiş 41 Somalili yakalandı.
*
Lastik botla kürek çeke çeke Yunan adasına geçmeye çalışan altı Somalilinin cesedi, Yalıkavak sahiline vurdu. Görgü tanıklarının ihbarı üzerine ifadesi alınan market sahibi, “ben onları tatil yapan turistler sanmıştım, lastik botu o yüzden sattım, ne bileyim” dedi!
*
Didim'de Somalilileri taşıyan balıkçı kayığı battı, ikisi çocuk, üçü kadın, sekiz Somalili boğularak can verdi, cesetleri kıyıya vurdu, yüzme bilen 11 Somalili sahile çıktı. Gece karanlığında Yunan adasına geçmeye çalıştıklarını, sekiz saattir denizde yaşam mücadelesi verdiklerini belirten Somalililer, feci hadiseyi şöyle anlattı: “İnsan tacirleri dört kişiydi, bizi sahile getirip, kayığa bindirdiler, üçü ayrıldı, biri dümene geçti. Bindiğimizde bile batmak üzereydik, kayık su alıyordu. Açıldık. Aramızda tek başına bir kadın vardı... Dümendeki adam, sürekli ona bakıyordu. Yanına çağırdı, dümeni bırakıp, öpmeye çalıştı. Kadın direndi. O kargaşa sırasında alabora olduk. Buz gibi suya düştük. Çocuklarımız batıp, kayboldu...”
*
Somalililer için insanlığın öldüğü iki yer var...
Biri Somali, biri Türkiye.
*
Somali'nin Türkiye'de Büyükelçiliği var. Türkiye'nin Somali'de büyükelçiliği yok!
*
İstanbul Kumkapı'da “Somali Sokağı” var. Orijinali “Katip Kasım Camii Sokak” ama “Somali Sokağı” olarak biliniyor... Aslına bakarsanız, şehrin göbeğinde, burnumuzun dibinde, gözümüzün önünde olmasına rağmen güya bilmiyorduk! Der Spiegel dergisi taaa Almanya'dan gelip haber yapınca öğrenmiş olduk! İnsan kaçakçılarının merkezi... Çoğunlukla Somalililer yaşıyor. Metruk evlerde barınıyor, sınırı geçene kadar açlıktan ölmemek için Aksaray'da kaçak saat, parfüm filan satıyorlar. Zabıtalardan dayak yiyorlar. Çaresiz kızların güzelce olanlarına pezolar musallat oluyor, oğlancılar cirit atıyor.
*
Hal böyleyken...
Başbakanımız gidiyor.
Kılıçdaroğlu gidiyor.
Ki, Somalilileri kurtaralım.
İnsaniyet namına...

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com