Zalime müsaade etmeyiz

Zalime müsaade etmeyiz
Bilecik'in Söğüt ilçesinde düzenlenen 728'inci Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt Şenlikleri'nde konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Şimdi kimin haddine aramıza nifak tohumları ekerek bizleri birbirimize düşürmek? Çünkü, şehit ka

 Bilecik'in Söğüt ilçesinde düzenlenen 728'inci Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt Şenlikleri'nde konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 'Şimdi kimin haddine aramıza nifak tohumları ekerek bizleri birbirimize düşürmek? Çünkü, şehit kanlarının suladığı bu mübarek topraklarda ayrık otlarının yeşermesi imkansızdır' dedi.
Arınç, Bilecik'in Söğüt ilçesinde statta düzenlenen 728'inci Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt Şenlikleri'nde yaptığı konuşmada, bugün Ertuğrul Gazi'nin muazzez hatırasını yadetmek için bir araya geldiklerini ifade ederek, 'Ertuğrul Gazi, 728 yıl önce birbirinden bağımsız, ihtilaflar ve çatışmalar ile tarih sahnesinden silinmenin eşiğine gelmiş bir milleti birlik, beraberlik ve kardeşlik mayasıyla tekrar tarih sahnesine çıkarttı. İşte bugün bu ruhtan aldığımız güç ve aynı kardeşlik duygularıyla bu ulu çınarın gölgesindeyiz. Bizim gücümüzün kaynağını hiçbir zaman kaba kuvvet ve zorbalık oluşturmadı. Tarihte kurduğumuz başta Osmanlı olmak üzere hiçbir medeniyetimiz kılıçların ve silahların gölgesinde de yaşamadı. Gücümüzün temeli, en evrensel insani değerlerin üzerine oturtulmuştur. Tarihteki istikametimizi, inancımız ve milletimizin değerleri şekillendirmiştir. Bu değerler ilimle yoğrulmuş adalet, irfanla harmanlanmış sevgi, merhamet ve hoşgörüdür. Başta Anadolu olmak üzere ayak bastığımız her yere yağmayı ve talanı değil, yüreğimizden bir parçayı da götürdük. Girdiğimiz her coğrafyayı insanlık için cehenneme değil, yaşanası bir yurda çevirdik. Bunun için bizler, ne Malazgirt'i, ne Mohaç'ı, ne İstanbul'un fethini, ne Çanakkale'yi, ne de İstiklal Mücadelesi'ni topla, tüfekle yapmadık. Eşsiz gücümüzün kaynağı birlik ve beraberlikten neşet etmiş müstesna kardeşlik ruhudur. Orada ecdadımızı sarmalayan, onların yüreğini bir yangın yerine çeviren kıvılcım neyse bugün aynısı bizim yüreklerimizde de mevcuttur' diye konuştu.

'HİÇBİR KUVVET BAŞIMIZI ÖNÜMÜZE EĞDİRMEYE MUKTEDİR OLAMAYACAK'
Söğüt ve Domaniç'te atılan büyük devletin tohumlarının bugün yüreklerde bir çınara dönüştüğünü kaydeden Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, şunları söyledi:
'Dün dünyanın sınırlarına sığmayan büyük bir imparatorluktuk. Şükürler olsun ki, bugün de tarih sahnesinin en büyük ve en saygın milletleri arasında yine tarihin akışına yön vermekteyiz. Bir kere yüreklerimiz ecdadımızın aleme ışık saçan çırası ile tutuşturulmuştur. Yarın daha da güçlü, daha da itibarlı olacağız. Yeryüzünün en merkezi coğrafyasında, Kars'ı, Erzurum'u ile Edirne'si, İzmir'i, İstanbul'u, Hakkari'si, Diyarbakır'ı, Bursa'sı ile ecdattan devralınan medeniyet yolculuğunu izzetle, şerefle ve
kararlı adımlarla sürdürüyoruz. Allah'ın izniyle yürüyüşümüz de bu dünyada sonsuz olacaktır. Hiçbir kuvvet milletimizin başını önüne eğdirmeye muktedir olamayacaktır. Kendi ruh kökümüz üzerinde yükselecek, kendi öz kimliğimize sadakatle bağlı kalarak bize bir aziz vatan bırakan ecdadımıza layık olacağız. Osmanlı'yı Osmanlı yapan, onu tarihin en ayrıcalıklı medeniyetlerinden biri haline getiren sevgi, aşk, inanç, hoşgörü ve adalet temeli üzerine oturan temel felsefe, şiarımız oldu. Dün atalarımız zulmün karşısındaydı, biz de olacağız.
Onlar mazlumun yanında yer aldı, biz de yer alacağız. Ne zulüm yaparız ne de zalime müsaade ederiz. Çünkü Ertuğrul Gazi'nin, Osman Gazi'nin bizlere bıraktığı medeniyetin mayası aşktır, ilimdir, irfandır. Onların temel felsefesi 'insanı yüceltmek' oldu. İnsanı yücelttikçe devleti yücelttiler.
Dünyayı yönetmeye talip oldular. İnsanlığa huzur ve barışı sundular. Kendilerini dar ve kısır çekişmeler içinde bırakmadılar. Kavmiyet davasına, kabile davasına tenezzül etmediler.
Çünkü, kavmiyet ve kabile davasını cahiliye geleneği olarak gören bir inancın mensubu olarak bunun birliğimize, huzurumuza ve beraberliğimize zeval getireceğine inandılar. Bizimle aynı inanç ikliminde olanların hukukunu korumakla yetinmediler, bizim gibi düşünmeyen milliyeti ayrı, kıblesi olanların bile can ve mal emniyetini de sağladılar. İşte bu evrensel değerlerden dolayı başkaları zifiri Orta Çağ karanlığında iken, biz kıtadan kıtaya adalet meşaleleri taşıdık. İlim, irfan ve medeniyet götürdük.
İşte bundan dolayı bizde Orta Çağ karanlığı, Engizisyon Mahkemeleri olmadı. Çünkü, biz adaletin kol gezdiği bir vicdan medeniyetini inşa ettik. Bu topraklarda kimseyi hor görmedik, horlamadık. Asırlardır beraberce, kardeşçe yaşadık. Bundan sonra da yaşayacağız.'
Arınç, birlik ve beraberliğin gücünü Şeyh Edebali'den, Mevlana'dan, Hacı Bektaş-i Veli'den ve Yunus Emre'nin manevi ruh ikliminden aldığını vurgulayarak, 'Şimdi kimin haddine aramıza nifak tohumları ekerek bizleri birbirimize düşürmek? Çünkü, şehit kanlarının suladığı bu mübarek topraklarda ayrık otlarının yeşermesi imkansızdır' ifadesini kullandı.  Bakan Arınç, Türkiye'nin Batı medeniyetinin kavrayamayacağı milli ve manevi değerleri olduğunu, bu eşsiz medeniyetin insanların her zerresine ilmek ilmek, dantel dantel dokunduğunu sözlerine ekledi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com