'Zamları Beğenmeyen Avrupa'ya Baksın'

'Zamları Beğenmeyen Avrupa'ya Baksın'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Kızılcahamam'daki kampının kapanış konuşmasını gerçekleştirdi..

Partisinin Kızılcahamam'daki kampının kapanış gününde basın mensuplarına bilgi veren Erdoğan, yapmış oldukları çalışmalar hakkında bilgi verdi.

MEMUR ZAMMINI ELEŞTİRENLERE YANIT
Başbakan Erdoğan, AK Parti'nin Kızılcahamam kampının açılışında yaptığı konuşmada, işçi emeklilerinin maaşlarına yapılan artış oranıyla ilgili tartışmalara değindi. Muhalefetin, zam oranlarına yönelik eleştirilerine yanıt verirken Erdoğan, Avrupa ülkelerinden rakamları açıkladı.

Muhalefetin emekli maaşlarına yapılan ortalama yüzde 13.7 zammı yetersiz bulması üzerine Başbakan Erdoğan, Avrupa örneğini verdi. Erdoğan, "Avrupa ülkelerinin bir çoku maaşları dondurdu hatta kesinti yapan bile var" dedi.

Başbakan Tayyip Erdoğan, emekli maaşlarına yapılan ortalama yüzde 13.7 oranındaki artışı, yetersiz bulan muhalefete, Avrupa'nın değişik ülkelerindeki benzer durumlara ilişkin rakamlarla yanıt verdi. Erdoğan, İspanya, İtalya, Romanya, Macaristan, Yunanistan gibi ülkelerde emekli maaşlarının dondurulduğunu ve emeklilik yaşının yükseltildiğini söyledi.

İŞTE ERDOĞAN'IN KONUŞMASINDAN DİĞER SATIRBAŞLARI..

İki gün boyunca 56 arkadaşımız söz aldı. Dün terörün kaynakları mücadele yöntemleri ve mevcut durum konusunda. Terörün hukuki ve adli boyutları konusunda ve Terörle mücadelede ana boyutlar konusunda ilgili bakan arkadaşlarımız sunumlarını yaptılar..

45 VİLAYETTE ARAŞTIRMA YAPILDI
Politikalarımısın şekillenmesine yardımcı olacak katılımlar gerçekleştirildi. 12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleşen halk oylamasının sonuçları bugünkü müzakeremizin oturumunda yer aldı.

Sabah ilk olarak halk oyları algı oylamasının sunumu gerçekleştirildi. 45 vilayette 69 bin 300 kişiyle bir kamuoyu araştırması yapıldı. Bu kamuoyu araştırması seçmen davranışlarını incelemek kapsamında yapılmış en kapsamlı araştırma olma özelliğini taşıyor. Biz o akşam milletimize bir söz vermiş hayır diyen yüzde 42'nin neden hayır dediğini anlamak için çaba sarfedeceğimizi beyan etmiştik. Hemen o andan itibaren çalışmalara başladık ve ilk kapsamda böyle bilimsel bir araştırma yaptık.

LAİKİK TEHLİKE SÖZÜNE AÇIKLIK
Bunu 45 ilayette bitirdik ama bunu noktalamış değiliz kalan 36 vilyayette de aynı araştırmayı yapacağız, 81 vilyayette bunu tamamlamak suretiyle araştırmımızı sonuca ulaştıracağız. Niçin hangi sebeplerle bize hayır dedi halkımız bunu göreceğiz neden evet dedi bunu da göreceğiz. Biz bu adımı partimizi kurarkende atmıştık. O zaman 42 bin denekle bu araştırmayı yaptırmıştık ve bunun faydasını çok açık ve net gördük. Milletimiz partimizi kurduktan 16 ay sonra bizi iktidara taşıdı.

Burada araştırmanın ayrıntılarına girecek değilim ancak şu kadarını belirtmek zorundayım. 12 Eylül halk oylamasında hayır diyenlerin, muhalefetin ötesinde sebeplerle hayır dedikleri ortaya çıkmıştır. Yaşam tarzlarının ya da laikliğin tehlike altında olduğu yönündeki değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığı. Bu hususların ciddi derecede belirleyici olmadığını bu araştırma ile bir kez daha görmüş olduk.

MARMARA VE AKDENİZ'DEKİ 'HAYIR'CILARIN FARKI
Hayır oylarının paketin içerisinden bağımsız bir şekilde belirlendiğinide yine bu araştırma ile görümüş olduk. 69 bin 300 kişiye birebir ulaşılarak yapılan bu araştırma toplumsal bir ayrışmanın ortaya çıktığı tezlerini yıkmıştır. Marmara'daki vatandaş ile Akdenizdeki vatandaşların hayır tercihi farklı nedenlere dayanıyor. Bunu asla ve asla bir mazeret olarak kendimizi rahatlatan bir gerekçe olarak görmüyoruz.

Eğer sonuçları önyargıyla peşin kabullerle değerlendirirsek gereken dersleri çıkaramaz, verilen mesajı doğreu anlayamayız. Bu yüzden farklı bölgelerdeki farklı gerekçelerle ortaya koyula iradeyi doğru anlamak iyi değerlendirmemiz gerekir. Arkadaşlarımız şu anda il bazında değerlendirmeler yapıyor. Parti ve hükümet olarak atmamız gereken adımları daha somut bir şekilde değerlendirmemiz gerekecek.

Bazen tanıştığımız kişiler oluyor vatandaşlarımız arasından, 'Sayın Başbakan'ım biz sizi yanlış tanımışız siz böylemiydiniz' diyen vatandaş haklı, bizim oralara ulaşmamız gerekiyor. Ama bunu bana diyen vatandaş aynı şeyi eşimede diyor. Sizi bize yanlış tanıttılar diyor. İşte tüm teşkilatıyla bu kadro dağ taş demeden kendisini anlatmak zorundadır. Ama genel başkanım, başbakanım biz zaten iktidarız, dağ, taş yol oldu suyunu götürdük hala bizi anlamadılarsa daha nasıl anlayacaklar demeyin.

Değerli arkadaşlar, bir mermer damlasının aynı noktaya damladığında zamanla orada deliğin açıldığını göreceksiniz. Ben bunu anlatmıştım yok 100 kere 200 kere anlatacaksınız ve netice alacaksınız çünkü siyaset netice alma sanatıdır.

Eğer görsel bir kısım yazılı medya bizi tanıtacak diye bekliyorsanız hiç bekelmeyin, çünkü onların bu ülkede alışkanlıkları var biz onları bozduk. Onların beklentileri çok farklıydı bu ülkede biz o beklentileri bozduk. Çünkü onlar siyaseti yönetirdi bu ülkede, çünkü onlar bu ülkede siyasetçiyi köşeye sıkıştırır, siyasetçi de ne istiyorsun diye sorardı. Ama bu iktidar hiç bir zaman onu yapmadığı için onlara hiç bir zaman şirin görünmeyecek. Çünkü biz tüyü bitmemiş yetimin hakkını yediremeyiz.

ÖNYARGILARI KIRDIK
Bugüne kadar milietimizle hep doğrudan iletişimi kurduk bundan sonrada bu iletişim kanallarını çeşitlendirecek ve bu şekilde gönüller fethedeceğiz, yüreklere hitap etmeye devam edeceğiz. 8 yıl önce görevi devr aldığımızda bizimle ilgili çeşitli niyetler gündeme taşındı ama hergün bu önyargıları kırdık. Zihinlerdeki soru işaretlerini tek, tek ortadan kaldırdık. Derdimizin idealimizi Türkiye'yi yüceltmek olduğunu her icraatımızda orataya koyduk.

8 yıl boyunca partimize yönelik muhabbet çığ gibi büyüdü. Değerli arkadaşlar benim diğer siyasi partilerin liderleriyle işim yok. Yönetici kadromun diğer siyasi partinin yönetici kadrosuyla işi yok. Ama oralar gönül veren kardeşlerimle işi var. Onlar hakaret edecekler biz hakarete sabır edeceğiz. MHP'ye oy veren kardeşimeze de mesajım var CHP'ye oy verene de BDP'ye oy verene de mesajımız var. Biz eser bırakmaya devam edeceğiz. Biz ne diyoruz; lafımıza ve eserimize iyi bakın, kantara çıkarın. Marifet iltifata tabidir. Herkes AK Partili olacak diye bir şey yok ama biz olacakmış gibi çalışacağız çünkü biz Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 100. yılı olması hasabiyle Türkiye'yi dünyanın ilk 10 ülkesi arasına sokmanın hesabını yapıyoruz.

DAĞLARI DELE DELE BU İŞLERİ YAPACAĞIZ
Türkiye’yi dünyanın ilk 10 ülkesi arasında sokmayı hedefliyoruz. Bu hedefi 2012 yılında gerçekleştireceğiz. Ben buna inanıyorum ve biz bu işi başaracağız. Biz yola çıkarken Cumhuriyet tarihinde yapılmayan kadar iktidar dönemimizde yol yaptık. Biz bu millet sevdalıyız. Ferhat gibi, biz dağları dele dele bu işleri yağacağız. Aşk bu aşk. Daha önce 45 dakikada gidilecek yerlere şimdi 5 dakikada gidiliyor. Yaptığımız konutları yavaş yavaş hak sahiplerine veriyoruz. Alt, orta ve üst gelir gruplarına adeletli davrandık ayrımcılık yapmadık. Bizim kitabımızda ayrımcılık yok. 81 vilayetin 81 ide aynı mesafede. Ülkemin çocukarı teknoloji ile tanıştı. Git Hakkari’ye git Edirne’ye bunları görürsün. Göreve geldiğimizden bu yana çocuklarımıza kitapları ücretsiz dağıttık. Kız ve erkek çocuklarımıza maddi yardımlarda bulunduk. Şu anda üniversitemiz olmayan vilayetim kalmadı. Demokratım diyen ve böyle siyaset yaptığını söyleyen çevreler ne yazık ki bazı Üniversitelerimizin rektörlerine yapılan tehditlere seyirci kalıyor. Okullarda öğretmenler camilerde imamlar tehdit altında. Sabah namazında camiye giden imamı nasıl şehit edildiğini biliyoruz. Televizyonlarda gazetelerde bu bölücü terörün propagandası yapılıyor. Bu ülkede Recep Tayip Erdoğan hangi hakka sahipse Kürt kardeşimde aynı hakka sahip. Parlemontada 100’e yakın arkadaşım var Kürt kökenli. Devletin en üst makam ve mevkisinde Kürt kökenli insanlar var.

BDP'YE SERT ÇIKTI
Akıl almaz şeyler gündeme getiriyorlar. Ama bunlara karşı değerli arkadaşlar milletçe el ele, omuz omuza durmak durumundayız. Biz bu vatanda bunlara müsaade edemeyiz tarihe bunların hesabını veremeyiz. Samimiyseler giderler Çanakkale şehitliğine olan başlık taşlarına bakarlar. Orada türküde var kürdü de var Lazı da var Arnavut’u da var. Hepsi gelmişler Çanakkale’ye birlikte kucak kucağa şehit olmuşlar. Size ne oluyor neyi paylaşamıyorsunuz da bu ülkede, birbirimize şüphe halinde bakıyorsunuz. Boşnak’ı da o kadar seviyorum Romanı’nı da o kadar seviyorum. Her alanda öyle. Er veya geç bu da halledilecek. Onlar benim kürt kökenli vatandaşlarımın temsilcisi de değil. Bunu biliniz. Eğer dürüstler ise silahları bıraksınlar sandığa öyle gitsinler. Silahlarla tehdit ederek bu köyü ortadan kaldırmak suretiyle oy almak kolay. Bırak benim halkım kendi iradesi ile oy kullansın bakalım kaç oy alacağız. Onurlu oy o oydur. Eğer alabiliyorsan. Ama şuanda aldığın oyun kıymeti yok. Bu oy şahibeli oy. Bunu çok iyi bilmemiz lazım. Çocuklarımızı kullanacaksınız, kadınlarımızı kullanacaksınız, sonra biz demokratik diyeceksin.


 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com