Zurnanın zırt dediği yer: Sahte Takipçiler!

Zurnanın zırt dediği yer: Sahte Takipçiler!
Twitter'da sahte takipçiye dikkat! İşte siyaset ve medya dünyasındaki bazı ünlü isimlerin gerçek takipçi sayısı!

12. yaşına yenilenen yüzüyle giren Sendika.org'da Önder Özdemir imzasıyla yayımlanan "Twitter kullananlar ne yaptığını biliyor mu?" başlıklı yazı, kullanıcıların Twitter'ı hangi amaçla kullandıkları, Twitter üzerindeki yeni iş modelleri, Twitter takipçilerinin özelliklerine ilişkin ilginç araştırma sonuçlarına yer veriyor.

Yazıda yer alan bir araştırmaya göre Twitter’da hesapları bulunan bazı dev markaların ve ünlü isimlerin takipçilerinin çoğu gerçek değil. Örneğin, Google’ın ve YouTube’un Twitter takipçilerinin %33’ü, Facebook’un takipçilerinin ise %44’ü sahte veya spam takipçilerden oluşuyor. Durum Türkiye'de de farklı değil. Kamuoyunda Twitter'ı aktif olarak kullanan isimler açısından benzer bir durum söz konusu. Peki bu veriler nasıl okunabilir?

İşte söz konusu yazıda yer alan o bölüm:

Zurnanın zırt dediği yer: Sahte Takipçiler

Yapılan araştırmalara göre Twitter’da hesapları bulunan bazı dev markaların takipçilerinin gerçek olmadığı, sahte takipçilerden oluştuğu belirlenmiştir. Örneğin, Google’ın ve YouTube’un Twitter takipçilerinin %33’ünün, Facebook’un takipçilerinin ise %44’nün sahte veya spam takipçilerden oluştuğu açıklanmıştır (Taylor, 2012).

Bu konuyu detaylandırmak için öncelikle sahte (fake) takipçi, aktif takipçi, pasif (inactive) takipçi gibi kavramların netleştirilmesinde yarar vardır. Sahte takipçi, açılan hesabın hiç kullanılmadığı, takipçi sayısının ya yok ya da ihmal edilecek kadar az olduğu, sadece binlerce ayrı kişiyi takip etme temelinde çalışan Twitter hesaplarıdır. Sahte hesaplar ise, takipçi sayısını arttırmak için toplu olarak satın alınabildiği gibi bir takım robot programlar aracılığıyla ve reklam gönderme amaçlı olarak kullanıcının isteği/bilgisi dışında da takipçisi olabilmektedir. Ancak bir hesabın takipçi sayısı çok yüksekse ve bu sayıya kısa süre içinde ulaşılmışsa satın alma yoluyla elde edildiğini söylemek mümkündür. Pasif takipçi hesapları, açıldıktan sonra kullanılmayan, takipçisi olmayan ve tweet paylaşılmamış hesaplardır. Aktif takipçi hesapları ise gerçekten kullanılan, tweetleri okuma, cevaplama, yeniden yönlendirme gibi işlemlerin gerçekleştirildiği hesaplardır.

Bir Twitter hesabının takipçilerinin kaçının sahte kaçının ise gerçek olduğunu belirlemek oldukça kolaydır ve bu amaçla geliştirilmiş yazılımlar mevcuttur. Örneğin İngiltere merkezli bir şirketin hazırladığı “StatusPeople” isimli yazılım ile hem kendinizin hem de istediğiniz birisinin kaç adet sahte, kaç adet pasif ve kaç adet aktif takipçisi olduğunu öğrenmeniz mümkündür. Twitter, yazılımcılar için kendi sistemine erişmek için bazı arka kapılar açmış durumdadır. API (Uygulama Programlama Arayüzü-Apllication Programming Interface) isimli bu kapılarla isteyen programcılar Twitter’ın izin verdiği bilgilerle kendi Twitter uygulamalarını geliştirebilmektedir. StatusPeople programı da bu arka kapıyı kullanan bir yazılımdır. Yazılım sahte hesapları belirlerken hiç tweet atmaması yanında takipçisinin olmaması ve çok sayıda hesabı takip etmesi gibi bazı değişkenleri dikkate almaktadır.

ABD’de sahte Twitter hesapları üzerine 75 gün süre ile yapılan bir araştırmada ilginç sonuçlara erişilmiştir. Araştırmacılar 3 ayrı Twitter hesabı açarak her bir hesap için 20 bin ile 70 bin arasında Twitter takipçisi satın almış ve aşağıdaki sonuçlara ulaşmıştır (Bort, 2012).

  • İnternetten EBay mağazasını kullanan 20 internet satıcısı ve 58 ayrı internet sitesi çoğunluğu sahte takipçi hesabı olmak üzere Twitter takipçisi satmaktadır.
    • Bu hesapların her biri ortalama olarak 1799 diğer Twitter hesabını takip etmiştir.
    • Her 1000 takipçinin maliyeti yaklaşık 18 dolar olmuştur.
    • Sahte hesap satanlar günde 800 dolara kadar para kazanabilmektedir.
    • Paylaşılan tweetlerin yeniden yönlendirilmesi de satılabilmektedir ve maliyeti her 1000 tweet için 2.5 dolar ile 55 dolar arasında değişmektedir.
      • Sahte Twitter hesabı satın alanların ortalama takipçi sayısı ise 48.885’dir.

İş modeli tarafından bakıldığında insanların neden sahte Twitter hesapları oluşturup sattıklarını anlamak mümkündür. Araştırma, ortalama büyüklükteki bir satıcının 150 bin hatta daha fazla takipçiyi kontrol edebilme kapasitesi olduğunu göstermektedir. 20 bin sahte hesabı kontrol eden bir kişi 20 dolar ya da daha fazla bir rakamdan satmayı başardığında günde 800 dolar kazanabilmektedir.

Sahte Twitter hesabı satın almanın siyasetçiler tarafından da uygulandığı belirtilmektedir. İngiliz yazar ve muhafazar parti milletvekili Louise Mensch’in 24 saat içinde 40 bin Twitter takipçisi edindiği tespit edilmiştir. Mensch’in 66 bin olan takipçi sayısını birkaç saat için 40 binden fazla bir sayıya ulaştırmasının teknik olarak mümkün olamaması da bu artışın sahte hesap satın alma ile gerçekleştiği iddialarını gündeme getirmiştir (Barnett, 2012). Diğer örnek ise Mitt Romney’dir. ABD’de 2012 seçimlerinde Cumhuriyetçi başkan adayı olan Romney’nin Twitter takipçilerinin büyük çoğunluğunun sahte hesap satın alma ile arttırıldığı iddia edilmiştir. Bu konuyla ilgili bir güvenlik firması tarafından yapılan incelemede Romney’in kısa zamanda edindiği yeni takipçilerinin %25’nin tek bir tweet bile atmadığı belirlenmiştir (Mac, 2012). ABD başkanı Barack Obama’nın Twitter takipçileri üzerine yapılan bir araştırmada ise Obama’nın takipçilerinin %41’i sahte, %29’u ise pasif hesaplardan oluşmaktadır (Mullany, 2012).

Sahte takipçi konusunda magazin dünyasının ünlülerinin karnesi de hiç iyi değil. Örneğin pop şarkıcısı Lady Gaga’nın 28.355.129 olan Twitter takipçi sayısının %43’ü sahte, %34’ü ise pasif hesaplardan oluşmaktadır. Bir diğer şarkıcı olan Justin Bieber’in 26.582.874 olan takipçi sayısının ise %31’nin sahte, %33’ünün pasif kullanıcılardan oluştuğu belirlenmiştir. 12 milyondan fazla takipçisi olan futbolcu Cristiano Ronaldo’nun takipçilerinin de %52’si sahte, %32’si pasif hesaplardan oluşmaktadır (Mullany, 2012).

Türkiye’de Sahte Takipçiler

Türkiye’den siyasetçilerin ve medya çalışanlarının ya da kurumlarının Twitter takipçilerinin ne kadarının gerçek ne kadarının sahte hesaplardan oluştuğuna baktığımızda da dünyadaki ile benzer bir durum karşımıza çıkmaktadır.

KullanıcıTwitter hesabıTakipçi sayısıSahtePasifAktifSahte Takipçi Sayısı
Abdullah Gülcbabdullahgul260594635%40%25%912081
R.TayyipErdoğanRT_Erdogan213281936%38%26%767815
Kemal Kılıçdaroğlukilicdarogluk101036731%40%29%313214
Egemen BağışEgemen_Bagis47868524%40%36%114884
İ.Melih Gökçek06melihgokcek39651620%41%37%79303
Mehmet Ali Birandmabirand32gun85268027%42%31%230224
Cüneyt Özdemircuneytozdemir97855432%36%32%313137
Fatih Altaylıfatihaltayli51291723%43%34%117971
Elif ŞafakElif_Safak96319323%37%40%221534

Yukarıdaki tablodaki isimler kamuoyunda twitter’i aktif kullananlar olarak bilinen simalardan seçilmiştir. Yukarıdaki tabloda aktarılan veriler http://fakers.statuspeople.com/Fakers/ adresindeki yazılım kullanılarak 26.12.2012 tarihinde elde edilmiştir .Buna göre Türkiye’de de siyasetçilerin ve gazetecilerin takipçilerinin azımsanamayacak oranda sahte ve pasif hesaplardan oluştuğu görülmektedir. Örneğin Cumhurbaşkanının gerçek takipçi sayısı toplam takipçi sayısının sadece %25’idir. Takipçilerinin %40’ı ise pasiftir .Yani Cumhurbaşkanının 912.081 adet sahte hesabı vardır.. Başbakanının gerçek takipçi sayısı ise toplam takipçi sayısının sadece %26’sıdır; geri kalan %74 ise ya sahte ya da pasiftirler.

Peki bu veriler nasıl yorumlanabilir? Eğer kısa sürede çok yüksek sayılarda takipçi edinilmişse ya da sahte takipçi oranı çok yüksekse sahte takipçiler satın alınmış olabilir. Diğer taraftan Twitter hesap sahibinin bilgisi dışında bir takım reklam şirketleri reklam amaçlı sahte takipçiler yaratmış ve bu hesapları takip etmeye başlamış olabilir(***). Nasıl olmuş olursa olsun asıl dikkat çekici nokta ise gerçek Twitter takipçi sayılarının twitter.com adresinde görüldüğü kadar yüksek olmadığıdır. (****)

Türkiye’de sahte takipçi satışı sistemi nasıl işlemekte bir başka ifadeyle ne kadar ücret karşılığında ne satılmakta diye baktığımızda ise aşağıda aktarılan verilere ulaşılmaktadır. Veriler bu satırların yazarının bu işi açıktan yapan bir firmanın web sitesinden elde edilmiş, firmaya ulaşarak yaptığı pazarlık sonucu özel indirimler teklif edilmiştir. Türkiye’den ve yurt dışından bu tür firmalar aracılığı ile, fiyatı ödendiğinde binlerce Facebook “like” beğenen sayısı, ya da Twitter takipçisi bir anda sizin hesabınıza eklenebilmektedir:

Firma Facebook için bir sayfaya en fazla 100K (100.000) kullanıcı çekildiğini belirtmektedir.

- 1K(1.000 üye) = 1-2 Saat

- 5K (5.000 üye) = 1-2 Gün

- 10K (10.000 üye) = 3-5 Gün

- 20K (20.000 üye) = 5-7 Gün

- 100K (100.000 üye) = 7-10 Gün

firma-facebook

Twitter için ise özel kampanyalar söz konusudur. 100 TL ödendiğinde %100 doğal ve Türk 2000 takipçiye ulaşılabileceği söylenmiştir. Aşağıda ilgili firmanın web sayfasında açıklanan fiyatlar gösterilmektedir.

 

takipci-satin-al

 

Sonuç yerine: Çok laf yalansız, çok para haramsız, çok takipçi sahtesiz olmaz mı?

Twitter, viral reklamlarla tweetlerin, satışı yapılarak takipçilerin genel olarak kullanıcıların metalaştırıldığı ve piyasanın hizmetine sunulduğu manipülatif bir ortamdır. Diğer yandan Twitter yönetiminin özel dönemlerde özel içerikleri ülkelere göre sansürlediği de bilinmektedir. Ancak Twitter’ın enformasyona hızlı ve aracısız bir erişim sağladığı söylenebilir. Ayrıca siyasal duyarlılığa sahip kişilerin ağ üzerinde bu tür enformasyonu aradığını belirtmek gerekir. Twitter’ın bir diğer özelliği ise diğer sosyal medya araçları gibi son dakika gelişmelerinde hızlı bir enformasyona erişim olanağı sunmasıdır. Sosyal medya aracılığı ile kendini ifade etmenin ya da enformasyona erişmenin görece ucuz olduğu da söylenebilir. Twitter, facebook gibi platformlar, bloglar bu yönleriyle ticari medyadan dışlanmış olanlara, sıradan kullanıcılara, toplumun farklı kesimlerine kendilerini ifade olanağı sağlamakta, ticari medya tarafından dışlanan/enformasyon olarak kabul edilmeyenin açığa çıkartılması olanağını yaratmaktadır.

Dolayısıyla ticarileşme nedeniyle egemen medya aracılığıyla seslerini duyuramayanların, tüm sınırlılığına rağmen Facebook, Twitter ve diğer internet yayınları gibi yeni iletişim platformlarına, yeni medyaya yönelmeleri; ama bu platformları bilinçli ve kolektif bir çabayla tekrar tekrar çözümlemekten, farklı kullanım biçimlerini ortaya çıkartmaktan vazgeçmemeleri bu satırların yazarına daha akılcı görünmektedir. (BCK)

Yazının tamamını okumak için tıklayın

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com